Ana içeriğe atla

Kayıtlar

I’m very pleased to let you know that my work has been chosen to be featured in the New This Week 12-11-2017 Collection on Saatchi Art's homepage.

You can see the collection here
En son yayınlar
I have destroyed the ring of the horizon and escaped from the circle of things ...
I have released all the birds from the eternal cage ...
I have untied the knots of wisdom and set free the consciousness of colour! ...
I have overcome the impossible .

Kazimir Malevich,text to accompany ‘The Last Futurist Exhibition’, 1915: translation as included in C. Harrison & P. Wood, eds, Art in Theory: 1900–1990, Oxford 1992, pp.166–176.

Çocuklar

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin
Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.

Halil Cibran

Sanat’ın amacı, Henri Bergson, (Le Rire, sayfa 115-120)

Sanat’ın amacı nedir? Eğer Hakikat dosdoğru gelip hissiyatımıza ve şuurumuza çarpmış olsa, eğer çevremiz ve kendimizle doğrudan iletişime girebilmiş olsak, zannederim Sanat faydasız olurdu ya da hepimiz sanatçı olurduk çünkü ruhumuz Kâinat’ın musikîsi ile sürekli bir Tevhid halinde titrerdi.
Hafızamızın yardım ettiği gözlerimiz Mekân’ı oyar, taklidi imkânsız tablolar kesip çıkarırdı. Bir bakışta İnsan bedeninin canlı mermerinden  ilkçağ heykelleri kadar güzel heykel parçaları yakalardı. Ruhlarımızın derinliğinde kimi zaman neşeli, çoğu zaman da hüzünlü ama hep özgün bir müzik duyardık… iç yaşamımızın sürekli ezgisini… Aslında bütün bunlar bizim etrafımızda, içimizde ama hiç birini ayrı ayrı hissetmiyoruz.

Bizimle Tabiat arasında… hayır! Bizimle şuurumuz arasına bir perde girmiş. Sıradan insanlar için kalın bir perde, sanatçı ve şair için ince, neredeyse saydam bir perde. Hangi peri kızı dokumuş bu perdeyi? Bir tuzak mı? yoksa iyilik için mi dokunmuş? Yaşamak gerekiyor ve yaşam çevremi…

30 X 30

Sakarya Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Elemanları ve Öğrencilerinin çalışmalarından oluşan "30 X 30" Başlıklı Karma Sergi 15 Kasım 2017 Saat 14.00'da Sakarya Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Sanat Galerisi'nde açıldı.


Link
“Sözcüğe benim verdiğim anlamda entelektüel, ne insanları teskin etme ne de konsensüs oluşturma derdindedir; çok ciddi bir anlamda, ucuz formülleri, hazır klişeleri ya da iktidar sahiplerinin ve uzlaşımcıların söylediklerinde, yapıp ettiklerinde gözlenen sorunsuz, uzlaştırıcı olumlamaları kabullenmeyi [reddetmek üzere] tüm varlığını ortaya koyan biridir [o]. Hatta sadece bir şeyleri pasif olarak istememekle yetinmez, bunu aktif olarak kamuoyuna söyler de” 

E.Said

(Entelektüel; ‘Sürgün, Marjinal, Yabancı’, çev. Tuncay Birkan, Ayrıntı Y., 1995, s. 36).